Çevre Mücadelesinin Etkinliğinin Arttırılması için Bizler Neler Yapabiliriz?

5 Haziran 2014 Perşembe günü Çevreci Etkinlikler olarak Dünya Çevre Günü kapsamında “Çevre Mücadelesinin Etkinliğinin Arttırılması için Bizler Neler Yapabiliriz?”i konuşmak adına dostlarımızla Caddebostan’dabir araya geldik. Etkinlikte neler mi konuştuk?

Çevre Mücadelesinin Etkinliğinin Arttırılması için Bizler Neler Yapabiliriz?

Öncelikle sosyal medyada gelen sorulara tekrar yanıt vermek isteriz. Özetle ülkemizde çevre konusundan yaşanan bunca olumsuzluklar varken Dünya Çevre Günü mü kutlanırdı. Böylesi bir tepkiyi sonuna kadar destekliyoruz. Yaşanan olaylara karşısında tepki göstermenin bir yolu o gün bir şeyler yapmazken, bir yolu da yaşanan sorunlara çözüm önerileri sunmak adına bir şeyler yapmaktır. Biz ikinci yolu tercih ederek dostlarımızla “Çevre Mücadelesinin Etkinliğinin Arttırılması için Bizler Neler Yapabiliriz?”i konuştuk.

Yeryüzü Derneği’nden Aytaç Tolga Timur, Çevre Danışmanı Aynur Acar, change.org ve Good4Trust.org’tan Uygar Özesmi, Buğday Derneği’nden Oya Ayman ve yazdıklarıyla birçoğumuzun yaşantısına dokunan Buket Uzuner etkinliğimizde çözüme giden yoldaki görüşlerini bizlerle paylaştılar. Etkinlikte paylaşılan çözüm önerilerinden bazıları ise;

Emrah Kurum, cevrecietkinlikler.com

Küresel iklim değişikliğinin etkilerini her geçen gün yaşantımızda daha da derinden hissediyoruz, temiz suya erişemeyen insan sayısı giderek artıyor, kaynaklarımız tükenirken, tarım alanlarımız da hızla yok ediliyor. Bu ve benzeri söylemler sıklıkla dile getirilmekte. Beraberinde çözüm önerisi olmadan gündeme gelen bu ve benzeri çevreyle ilgili haberler farkına varamazsak insanlar üzerinde “ekofobi”ye sebep olabilmekte.

Doğa’nın bir parçası olan bizlerin yaşam alanlarımızın betonlaşmasıyla iyice yabancılaşmaya başladık doğaya. Peki, bu betonlaşmanın içinde doğan/yaşayan çocuklarımız? Onların doğası ne ya da doğanın onlar için anlamı ne?

Doğanın onlar için soyut bir kavramdan öteye gitmediği ve yukarı da saydığımız çevresel sorunlarla sürekli karşı karşıya kalmaları onları “evet bir doğa tahribatı var ve giderek artmakta, bu konuda bizim yapacak bir şeyimiz yok…” bilinçaltı söylemine dönüşebilmekte. İşte bu noktada Çevreci Etkinlikler olarak bizce yapılması gereken şey, yaşanan bu sıkıntılarına çözüm önerisi üretmek için bir araya gelen insanların yaptıklarının ön plana çıkarılması. Çünkü benzer kaygıları taşıyan bireylerin bir araya gelerek yaptıkları etkinliklerin önemini şöyle sıralanabilir;

– Yaşanan sorunlara dikkat çekilirken, aslında bunun çözümü de ortaya konulur

– Mevcut sorunlara çözüm üretildikçe, bu sorunlara neden olan diğer sebepler de zamanla ortadan kaldırılır

– Daha öncesinden benzer çevresel sorunları gözden kaçıran bireylerin de bu sorunlara kendi bölgelerinde çözüm arayışları sağlanabilir

– Etkinliklere katıldıkça da bunların yavaş yavaş içselleştirilerek, yaşantılarına aktarılması hızlanır vs

Zaman içerisinde Çevreci Etkinlikler olarak biz gördük ki, aslında paylaştığımız her etkinliğin Türkiye’nin farklı şehirlerde karşılık buluyor/bulmaya devam ediyor. Örneğin 10 Aralık Toprak Ana Günü kapsamında ülkemizin farklı şehirlerinde etkinlikler düzenlendi ve biz “Toprak Ana Günü’nde Ne Yapacaksınız?” diye bunları bir araya getirip paylaştığımızda, “aaa biz neden bu günde etkinlik yapmıyoruz?” diyerek kendi şehirlerinde etkinlik yapan dostlarımızın olduğunu gördük. Birçoğunuzu tanımıyoruz. Birçoğunuzu belki de fiziksel olarak hiçbir zaman tanımayacağız. Ama yaşadıkları kaygılara çözüm arayan dostların gerçekleştirdikleri etkinliklere destek olabilmek adına ilk etkinliğimizi paylaştığımız günden -11 Mart 2013- bugüne bizi motive eden en önemli şey, birbirini tanımayan insanların yaptıklarıyla diğer insanlara umut ışığı sağladığını görmek oldu. Ve bundan sonra her paylaşımımızın sonunda bu cümle yer alacak…

Katılamazsanız bile paylaşacağınız her etkinliğin birilerinin yaşantısını değiştirebileceğini unutmayın!

caddebostan-sahili-dunya-cevre-gunu-etkinligi

Aytaç Tolga Timur, Yeryüzü Derneği

Yeryüzü Derneği Kurucularından Aytaç Tolga Timur’u dinlemeyi biz çok seviyoruz. Mümkün olduğunca da her etkinliğimize de çağırıyoruz. Bu etkinliğimizde de yine büyük bir keyifle dinledik onu. Bireysel olarak yaşantılarımızı değiştirmeye karar verdikten sonra neler yapabileceğimizi Yeryüzü Derneği olarak yaptıkları çalışmalarla ayrıntılı bir şekilde anlattı Aytaç.

– Kendi gıdanı mı yetiştirmek istiyor ve nasıl yetiştireceğini bilmiyor musun? O zaman ücretsiz fide ve eğitimin Yeryüzü Derneği’nden…

– Kendi ekmeğini mi yapmak istiyorsun? O zaman ücretsiz maya ve atölye çalışmaları Yeryüzü Derneği’nden…

– Yereldeki üreticilerimizi desteklerken temiz gıdayla mi beslenmek istiyorsun? O zaman bu konuda yereldeki üreticilerimizle bizi buluşturmayı hedefleyen “Topluluk Destekli Tarım Projeleriyle” Yeryüzü Derneği yanımızda…

– Artık kullanılmayan kıyafet, eşya vb ürünleriniz var ve bunları nasıl değerlendireceğinizi mi bilmiyorsunuz? O zaman bu konudaki destekçiniz “Takas Şenlikleri” ile Yeryüzü Derneği…

Bu ve buna benzer birçok destek veren bir dernek mi varmış dersen? Evet var! İşte iletişim bilgileri:

E-Mail: iletisim@yeryuzudernegi.org

Aynur Acar, Çevre Danışmanı

Yaşanan sorunların büyük bir kısmı yerel yönetimlerin yanlış uygulamaları sonucu gerçekleşmekte. Bu uygulamaların giderilerek daha yapıcı uygulamaların hayata geçmesi adına, yerel yönetimlerle olan iletişimimiz çok önemli. Bu konuda etkinliğimizi nasıl arttırabileceğimizi öğrenmek adına Aynur Acar’ı aramızda görmek istedik. Bize aktardıklarını aslında tek bir cümlede özetlemek mümkün. Çünkü değişimin temelinde “istemekte” yatıyor bizce ve Aynur Hanım’ın dediği gibi;

Belediyelerden isteyeceksiniz. Örneğin geri dönüşüm konusunda bir isteğiniz varsa belediyelerden talepte bulunun, evinizde atıklarınızı ayrıştırarak gelip almaları yönünde talepte bulunun, çünkü sizin bu taleplerinize karşılık vermeleri onların görevleri içierisinde.

Uygar Özesmi, change.org ve Good4Trust.org

Çevreci Etkinlikler olarak yapmayı planladığımız her projede sık sık görüşlerini aldığımız dostlarımızın başında geliyor Uygar Özesmi. Dünya Çevre Günü’nde de bir etkinlik yapmayı düşünüyoruz dedik, gelmeyi çok istiyorum ama yetişemeyebilirim çünkü öncesinde başka bir etkinlikte olacağım dedi. Biz de çimlerde sohbet etmeye başladık. Üşümeye başlayınca da çay bahçesinde sohbetimize devam ederken aramıza katılan Uygar Özesmi, her zaman ki gibi insanlara pozitif enerjisi veren anlatışıyla başladı anlatmaya…

“Sistemin elinden kurtardığımız her birim için 99 birim kaybediyoruz. O zaman ben neden bir şeyler yapayım?” diyorsan çözümü aslında şu: “Esas mesele bir araya gelebilmek ve bir araya gelirken iktidarsızlaştırmak yerine birlikte güçlenebilmek. Ortada koca bir taş var ve onu tek kaldıracağım dersen hem belini incitir hem de taşıyamazsın. Fakat parçalara ayırarak taşıyabilirsin. Başarı küçük küçük hareketle ve bunu dalgalaştırarak olur”.

“Yok edici bir sistem içindeysek ve tartışmasız biçimde biz de bu sistemin bir parçasıysak, o sistemi alt etmek için birlik olmamız gerekiyor ama bir olmak değil, çeşitliliğimiz içinde bir güç birliği. Odaklanmamız gereken bizimle mücadele eden insanlar değil, doğayi yok edenler. Odaklanmamız gereken yok edici sistem. Sistemi belirleyen ise ekonomi, yani üretim biçimleri ve alışveriş, madde ve hizmetlerin akışı, onun için en gerekli mücadele alanı alternatif ekonomilerin ve kapalı döngü ekolojk ve sosyal adaletli üretim biçimleri ve alışverişlerin kurgulanması” diyor.

Anlattıklarının somut adımlarını change.org’daki örnekleriyle veren Uygar Özesmi, bir de bizlere güzel bir projesinden bahsetti. “Yaptığın kötülükler senin olsun, bize iyilikleri anlat” diyerek güven için iyilik platformu olan ve insanların yaptıkları iyilikleri paylaşacağı Good4Trust.org’dan bahsetti. Merakla paylaşımda bulunabilecek günü beklediğimizi buradan söylemek isteriz 🙂

dunya-cevre-gunu-etkinligimiz

Oya Ayman, Buğday Derneği

Buğday Derneği, hepimizin yakından bildiği bir dernek. Uzun yıllardır ülkemizde çevre mücadelesini farklı alanlarda sürdürüp çözüm odaklı faaliyet yürütüyor.

Buğday Derneği’nden Oya Ayman da etkinliğimize katılarak bizlere destek verdi. Ve bizlerle yaptıkları önemli çalışmaları anlattı. “Hep kahramanlar arıyoruz” ama ülkemizde “Bilge köylülük, yerel tohumunu saklayan köylülerimiz var”. Bunların üretimlerinin desteklenmesi, verdikleri mücadelelerinin devamlılığının sürdürülebilir kılınması adına ürettiklerinin, bunları kullanan –tüketen değil- insanlara ulaştırılması gerekli. Bunun için “% 100 Ekolojik Pazarlarda, üretenle bunu kullananları bir araya getirmekte Buğday Derneği”. Üretimin temeli olan tohumların -yerel- korunarak, bunların sonraki nesillere aktarılması da önemlidir. Kurdukları “Tohum Takas Ağı’yla yerel tohumların önemine” dikkat çekerken üretilen ekolojik ürünlerin halden muaf tutulmasını sağladıklarını unutmamak gerek tabi. Tüm bu olanlar yereldeki üreticilerin ürettiklerin bizlere ulaşması konuşunda çok değerli adımlar. Fakat bunları kullanan bizler onların bunları nasıl ve ne şekilde ürettiklerini de bilmemiz bir o kadar değerli. İşte bu noktada yereldeki üreticilerimizin yaşantısına dokunmak, onların yalnız olmadıklarını göstermek ve “topraktan kopan bizlerin” tekrar toprakla temas sağlaması için TaTuTa projeleri de tam buna çözüm önerisi niteliğinde.

Yerel tohumlarımızın korunarak gelecek nesillere aktarılması için Tohum Takas Ağı, yerel tohumlardan üretilen ürünlerin bizlere ulaşması ve yereldeki üreticilerin desteklenmesi için %100 Ekolojik Pazarlar ve yereldeki üreticilerimizin yaşantısına dokunarak kendi öz değerlerimizi tekrar anımsayabilmek için TaTuTa projesiyle birlikte bütüncül bir çözüm önerisi sunan Buğday Derneği –ki daha fazlası için onlarla temas geçmenizi öneririz- çevre mücadelesinin etkinliğinin arttırılması adına aslında çok güzel bir modeli bizlerle paylaşıyor.

Buket Uzuner, Yazdıklarıyla Yaşantılarımıza Dokunan Biri…

Bizlere paylaşımlarıyla destek veren son dostumuz Buket Uzuner oldu. Çevre mücadelesinin etkinliğinin arttırılması konusundaki en önemli şeylerin başında belki de iletişim geliyor. Yapılan şeylerin neden yapıldığı, yaşanan sorunların paydaşlara olan etkilerinin ortaya konulması, çözüm önerisinin doğru aktarılması ve çevre mücadelenin başarıya ulaşmasında önemli bir adımdır, iletişim. Bunun sağlanabilmesi adına bizlerle paylaşımda bulunan Buket Uzuner, Kaş Yunus Parkı’nın kapatılması için change.org’daki başlattığı yunuslar özgür bırakılması ile ilgili mücadelesinden de bahsederek bizlere güzel haberler veriyor: “Şimdi sırada diğer yunus parkları var”.

Küçük bir haber de bizden gelsin. Yakında Buket Uzuner’in de katılımıyla etkinlik dizisi başlatacağız ve çevre mücadelesinin etkin kılınması adına uzun uzun konuşacağız…

Son olarak da ev yapımı şarap için Aytaç’a, kahve için İzzet’e ve çay içinse Caner ve ailesine teşekkürler… Tabii ki etkinliğimizde yanımızda olan tüm dostalarımıza da.

Kaynak: cevrecietkinlikler.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s